Zula parası ısrarı yepyeni vesile mı

Zula parası ısrarı yepyeni vesile mı

Müracaatlar ve meblağ son derece düşük gidiyordu. 5 milyar dolar değerinde bir müracaat dahi muvaffakiyet sayılacaktı. Fakat son dakikada 13 milyar liraya erişilmesi şaşırtıcıydı. Nihayetinde öğrendik ki, bunun 5.5 milyar lirası yalnızca bir kişiye aitmiş. O da kendini belli etti. HT Ekonomi’den Rahim (döl Yatağı) Ak kendisiyle konuşmuş. Ali Türkan “Özel bir mukteza (fikir) var, ücret gecikirse hüküm almam” diyor. Fakat bu bildirmesinin gazetede çıktığı zaman Maliye de bunun benzeri bir muktezanın olmadığını duyurdu. İş anlaşılmaz yaşanıyor. Ali Türkan ise paranın 27 Mart’ta İsviçre’deki bankalardan yola çıkarıldığını ama AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI Orta Bankası ve Avrupa Orta Bankası’nın paranın kaynağı ile ilgili araştırma yürütmesinden ötürü geciktiğini belirtmiş ve ücret bu sabah Ülkemiz’de olacakmış. İnşallah demek lazım. Okumaya devam et

Sermaye girişinden iki seneliğine umut yok

Sermaye girişinden iki seneliğine umut yok

Küresel bir takım uygun fiyat verilerde ve finansal piyasalarda son zamanlardaki eğilimler, umulandan erken bir toparlanmanın işaretlerini veriyordu. “Denize düşenin yılana sarılması” benzeri, umutlananların varlığı inkar edilemez.
IMF tahminleri- iMF’nin senede iki defa yaptığı “Dünya Uygun Fiyat Görünüm Raporu”
bu kuşkuları giderecek açıklıkta tahminler içeriyor. Bu hafta izah eden IMF raporuna yönelik, hem bir yeryüzünde hem bir de Ülkemiz’de reel ekonomide toparlanma 2010’da ve yavaş başlayacak.
2009 amaçlı hayat büyüme yaklaşık artı yüzde 0.5’ten eksik yüzde 1.3’e indirildi. Gelişmiş ülkeler yüzde 3.8 daralırken gelişmekte olanlar yüzde 1.6 büyüyecek. Daralma rekorları bir takım Doğu Avrupa ile Afrika ülkelerinde olacak. Ülkemiz ise yüzde 5.1 daralma ile Rusya’dan ardından geliyor. Okumaya devam et

Korkmayın, uzunca zaman üremi yükseltmeyeceğim

Korkmayın, uzunca zaman üremi yükseltmeyeceğim

Bitişikte de görüldüğü benzeri, son indirimle Orta Bankası politika üremi yüzde 8.25’e indi. İndirimin başladığı seviye ise yüzde 16.75. Yarıdan daha çok bir faiz düşüşü gerçekleşmiş vaziyette. Faiz indirimleri başladığında biz bunun bir haneli rakamlara civarı gitmesi gerektiğini ihtimal ediyorduk.
Genel yönelme düşüşün o civarı devam etmeyeceği yönündeydi.
Ancak üremler bir haneye indikten ardından da düşüşünü sürdürüyor.
Son Ücret Siyaseti Heyeti hükmünde “faiz indirimlerinin ölçülü bir biçimde devam edebileceği” belirtildi. Başka Bir Deyişle 1/2 puanlık düşüşler sürebilir. Oysa son aylarda Orta Bankası’nın ikircikli bir tavrı vardı. Faiz indirimlerine ara da verebilirdi. Son izahında çoğalış bu üslup ortadan kalktı. Faiz indiriminin karayolu daha açık benzeri.
MERKEZ NE DEDİ?: İndirime karşı vurgunun artığı son Ücret Siyaseti Heyeti hükmünde şu şekilde deniliyor:
“Son dönemde izah eden bilgiler iktisadi faaliyetteki toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağına göstermektedir. Yurtiçi tüketim talebine ilişkili olarak pozitif gelişmeler gözlenmekle beraber talepteki canlanmanın gücüne ve Okumaya devam et

Borsa amaçlı 2000’li yıllar ne sebeple kayıp

Borsa amaçlı 2000’li yıllar ne sebeple kayıp

Yatırım araçlarının son 26 senelik getirilerini hesaplarken dikkatimizi çekti. En tehlikeli mevduat arabayı olarak borsa getiride de en önde fakat bu getiriyi fazladan 80’li ve 90’lı senelerde ele geçirmiş. 2000’li senelerde ise maksimum büyümeye erişilmesine nazaran borsanın bilançosu negatif.
Bitişikteki tablodan da izlenebileceği benzeri, borsayı temsil eden İMKRB-100 Endeksi’nin senelik değişimini benzer yıl tüketici enflasyonundan arındırdık ve reel getirisini bulduk. Sonrasında da 1986 en başında İMKB-100’e yatırılan 100 liranın 1989 sonuna kadarki getirisini bulduk. Bunu 1990-1999 arasındaki 2. 10 yıl ve 200-2009 arasındaki üçüncü 10 yıl amaçlı üç farklı süre diliminde hesapladık.
10’AR YILLIK KAZANCI: -İlk süre dilimi 1986-1989 yıllarını içeren 4 senelik dönemdi. Bu dönemde 100 TL 811 liraya vardı. 4 senede sekiz katlık kazanç sağlamış borsa. Hakikaten göz kamaştırıcı. Ya da pay senetleri borsaya çok Okumaya devam et

Avrupa krizinin faturası Avro’yla Yunanistan’la uç verici bir bölüm Avrupa ekonomilerinin borç probleminin Ülkemiz’ye de bir faturası olacak. Bu faturanın bir kısmı esasen piyasa aracılığıyla gerçekleşiyor. Finansal piyasalar kötüleşiyor. Faizler yükseliyor, dolar karşısında ücret birimleri ölçüt kaybediyor. Ülkemiz’de de pay senedi piyasasındaki ölçüt kayıplarını üremlerdeki çıkma takip edildi. TL’nin ölçüt kaybı ise hudutlu. Finansal piyasaların kötüleşme tesiri yakınında faiz oranları yöntemiyle da kamunun borçlanma fiyatları artacak. Yunanistan’la başlayan kamu borç sorunu öbür ülkelere gerçek bulaşıcı etki gösteriyor ve euroya ölçüt kaybettiriyor. Euro-dolar paritesi geçen gün 1.2805 seviyesine inerek 12 Mart 2009’daki değerine geriye döndü. Orta Bankası da Avro kurunu 1.9642 olarak bilgisini verdi. Yılbaşına yönelik TL Avro karşısındaki yüzde 9.08 değerlendi. Ülkemiz’nin ihracatının ek olarak kocaman bölümü Avro cinsinden ve Avrupa’ya. Bu sebeple son zamanlarda Ülkemiz ihracatçısı Avro’nun kımetli kalmasından ötürü TL’nin kımetli duruma gelmesinin tesirini epeyce az hissetti. Fakat bu süreçte hem bir TL değerleniyor hem bir de Avro ölçüt kaybediyor. Bir bağlamda ihracatçı çifte darbe yiyor. Avrupa bölgesindeki krizin Ülkemiz’ye asıl tesiri de bu kanaldan olacak. Avrupa bölgesine yapılmış olan ihracatta kâr marjları ek olarak düşecek ya da ihracatın bizzat yapılamayacak. Bir bağlamda Yunanistan’ın rekabet gücünü artırması şartları Ülkemiz’nin Avrupa pazarındaki hissesini savunması amaçlı de mevzubahis. Bu bağlamda Ülkemiz’yi de kolay değil günler bekliyor.

Avrupa krizinin faturası Avro’yla

Yunanistan’la uç verici bir bölüm Avrupa ekonomilerinin borç probleminin Ülkemiz’ye de bir faturası olacak.
Bu faturanın bir kısmı esasen piyasa aracılığıyla gerçekleşiyor. Finansal piyasalar kötüleşiyor. Faizler yükseliyor, dolar karşısında ücret birimleri ölçüt kaybediyor. Ülkemiz’de de pay senedi piyasasındaki ölçüt kayıplarını üremlerdeki çıkma takip edildi. TL’nin ölçüt kaybı ise hudutlu. Finansal piyasaların kötüleşme tesiri yakınında faiz oranları yöntemiyle da kamunun borçlanma fiyatları artacak.
Yunanistan’la başlayan kamu borç sorunu öbür ülkelere gerçek bulaşıcı etki gösteriyor ve euroya ölçüt kaybettiriyor. Euro-dolar paritesi geçen gün 1.2805 seviyesine inerek 12 Mart 2009’daki değerine geriye döndü. Orta Bankası da Avro kurunu 1.9642 olarak bilgisini verdi. Yılbaşına yönelik TL Avro karşısındaki yüzde 9.08 değerlendi. Ülkemiz’nin ihracatının ek olarak kocaman bölümü Avro cinsinden ve Avrupa’ya. Bu sebeple son zamanlarda Ülkemiz Okumaya devam et

Kriz sanayiye de teğet mi geçti


Kriz sanayiye de teğet mi geçti

İstanbul Endüstri Odası’nın (ISO) 2009 seneyi 500 Hatrı Sayılır Büyüklükte Endüstri Kuruluşu anketi bildirildi. En şaşırtıcı senelerden bir tanesini yaşadık denilebilir.
Şaşırtıcı önce netice senelik enflasyonun 4 katından da aşırı yükselen yada artırılan et fiyatları sayesinde satışlarını ve bu şekilde sıralamadaki yerlerini hızla yükselten etçilerin listeleri aşağı üst etmesiydi. Cironun hatrı sayılır büyüklükte kısmı et ve et mahsulleri olunca, bunun maliyeti da 4’e, 5’e katlanınca, bu sektörde çalışma gösteren şirketlerin satışlarının artması gayet natürel. Benzer sıçrama kar artışında görülmemiş. Burada şirketlerin bazıları halka açık ortaya gelmediği açısından, neler meydana geldiğini tam bilmiyoruz. Fakat girdi maliyetlerinde muhtemel artışın bir neticesi olarak et ücretlerinin artması, son satıcı ortaya gelen bu şirketlerde ciro artışına paralel bir kar artışını önlemiş olabilir.
İkinci ve daha mühim netice ise endüstri firmalarının kriz senenini umulandan sıkı geçirmiş olmaları. Okumaya devam et

Paranın gözünü seveyim enflasyon olmadıktan sonra

Paranın gözünü seveyim enflasyon olmadıktan sonra

Finansal piyasalarda ve ekonomide geçtiğimiz yıl yaşadıklarımızı özetleyen, bu yıl yaşayacaklarımızı ifade eden tümce “Paranın gözünü seveyim.” Hayat ekonomisi tam anlamıyla krizden çıkmasa dahi finansal piyasalar tamamen çıktı dahi.
Bu konjonktür de, bol ve pahalı olmayan ücret konjonktürü. Enflasyon düşük olmalı ki, ücret da bol ve pahalı olmayan kalmaya aynı ritimde devam edebilsin. Tersi halde ücret muslukları kısılmaya, fiyatları artmaya başlar ki, global piyasalar ve ekonomilerde tüm taşlar yerinden oynar.
2009’da başlayan bol ve pahalı olmayan ücret konjonktürü 2010’un tümüne hâkim oluyor. Üstelik paranın ölçüsü belli bir süre ek olarak arttı. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI Orta Bankası 2. para bazlı genişleme paketini açtı. Bunun Için AB Orta Bankası da üstü örtük şekilde katıldı. Japonya AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’yi takip edildi. İngiltere de kısmen katıldı. Netice ise ne civarı pahalı olmayan ve bol ücret o civarı piyasalarda olumlu stil oluştu. Ücret bolluğunun çoğalması ise uygun fiyat canlanmaya benzer oranda yansımadı. Okumaya devam et

DÜŞÜK FAİZ, BOL PARAYA MERHABA PİYASA TOPARLANMASINA DEVAM


DÜŞÜK FAİZ, BOL PARAYA MERHABA PİYASA TOPARLANMASINA DEVAM

Avrupa Orta Bankası’nın (ECB) 7 Nisan’da yapacağı toplantıda faiz artırmaya hazırlandığı bir dönemde nereden çıktı bu düşük faiz ve bol ücret söylemi denilebilir. Evet ECB büyük tahmin üremi artırmasına artıracak fakat bu bir kerelik ve minik oranlı olacak. Arka arkaya seri artırım olmayacak. Bir niyet beyanı halinde, fiyatı tesirinden değil ikaz tesirinden yararlanılacak bir artırım olacak benzeri. Belki birden çok ay ardından bir artırım ek olarak gelebilir. Fakat o da, çeyrek puanlık artırımdan gidilirse yüzde 1.5’e çıkacak demek. Fiyatı tesiri yeniden bir sürü hudutlu kalacak. Faiz artırımının bu hudutlu tesirine cevap ECB borç problemi hayatını sürdüren ülkelerden ötürü piyasadaki likiditeyi anında geriye çekemeyecek. Bunun Için tahmin verilmiyor. Problemi büyütmenin ötesinde anında patlatır. Bu vaziyette Avrupa bölgesinin yarattığı likiditenin global tesiri anında azalmayacak. Okumaya devam et

YABANCI SATMIYOR, KURU ARTIRAN ŞİRKETLERİN CARİ AÇIK HAZIRLIĞI MI

YABANCI SATMIYOR, KURU ARTIRAN ŞİRKETLERİN CARİ AÇIK HAZIRLIĞI MI

Önemli gelişmelerin yaşandığı bir haftayı geride bıraktık. Tercih sonrasının önce politik ve uygun fiyat açılımları gelmeye başladı.
Bunlardan biri seçilen milletvekillerinin mapustan çıkarılmaması kararı ve BDP’nin 35 milletvekiliyle Meclis’e gitmeyeceğini açıklamasıydı. Yepyeni dönem gerilimli ve sıkıntılı başladı. Bu sıkıntı çözülmez ve gerilim tırmanırsa piyasaları da etkileyebilir.
Orta Bankası düşük politika üremi yüksek zaruri cevap politikasına devam etmektedir. Tercih sonrasında önce faiz hükmünde banka duruşunu değiştirmedi. BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURULU’nın kredi kullanımını kısıtlamaya karşı aldığı tedbirlerin neticelerini beklemeyeceğini duyurdu.
BloombergHT ye konuşan AK Parti Evrensel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli, “Yeni dönemin sıfır reel faiz üst Okumaya devam et

Para varsa Ülkemiz büyür

Para varsa Ülkemiz büyür

Ülkemiz’nin önce yarıdaki büyümesi yüzde 10.2 ile çift haneli oluyor. Senenin 2. yarısında kimse bu dik büyümenin sürmesini beklemiyor. Düşmesine düşecek de, ne kadar?
Birde 2012 senesinde büyüme hızı Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın söylediği benzeri, yüzde 5’in altına iner mi? Ya da IMF’nin ihtimal ettiği benzeri, yüzde 2.5 seviyesine düşer mi?
Düşmez kalkmaz bir Allah derler. Tabiki düşebilir. Fakat ben birçok sanmıyorum. Bu düşüşün olabilmesi amaçlı, global krizin 2. ayağının yaşanması, Ülkemiz’nin de bizzat coğrafyasında ateş gibi bir arbede içerisine girmesi gerekir. Yoksa ekonominin ansızın çift haneli büyümeden yüzde 5’in altına inmesi kolay değil. Fakat devlet ya da ekonomi idaresi kocaman yanlışlar yapıp, ülkenin önünü tıkarsa, yurtiçi yerleşiklerin beklentilerini kötüleştirirse olabilmektedir ki, bu da ihtimal dahilinde değil.
İNİŞİN NEDENLERİ: Peki dik büyümeden ne sebeple düşük büyümeye inilecek? Okumaya devam et