RÜYA’NIN SENARYOSU YARATICI

RÜYA’NIN SENARYOSU YARATICI

Festivalin sevdiğim filmlerinden biri de Derviş Zaim’in ‘Rüya’sı oluyor. Zaim, son 15-20 senedir hayat sinemasındaki eğilimlerin bir sürü uzağında, her defasında çeşitli denemelere giriştiği kendine has filmler çekmeyi sürdürüyor. Benzer karakterin 4 farklı oyuncu aracılığıyla canlandırıldığı ‘Rüya’, Luis Bunuel’den David Lynch’e, Yedi Uyurlar efsanesinden inşaat sektöründeki usulsüzlüklere civarı uzanan, cami mimarisi ve estetik tartışmalar üzerinden şuanki Türkiye’si üst kısmına manalı aşağı metinlere sahip bir film. Zaim’in yeniden sembollerle oynayan, garip bir şekilde masalsı yanlara sahip ‘Rüya’sının seyirciyi en bir sürü irkilten yanıysa sanırım gösterişsiz, iddiasız anlatımı… Son senelerde eleştirmenler ve jüriler Zaim’in filmlerine çoğunlukla kayıtsız kalı- yor. ‘Rüya’ en azından yaratıcı senaryosuyla inşallah bu eğilimin dışarısında kalır. Okumaya devam et

Taşrada iki kadın

Taşrada iki kadın

Yeşim Ustaoğlu’nun türk malı ve başka şenliklerde pekçok hediye galip gelen, başrollerdeki Ecem Uzunca ve Funda Eryiğit’in gösterişli oyunculuklarıyla dikkat çeken filmi “Tereddüt” kaderleri bir taşra hastanesinde kesişen iki bayanın öyküsünü anlatıyor.
YEŞİM Ustaoğlu’nun bir evvelki filmi “Araf”, taşrada hayatını sürdüren çocuk karakterlerin ruh halini mekânla beraber görselleştirme konusunda uyarı çekiciydi. “Tereddüt” de bir taşra öyküsü. İki çocuk kadın, “Araf”taki karakterler benzeri bir çıkmazın içindeler ve Ustaoğlu, her ikisinin de problemlerini, arayışlarını yaşadıkları çevrenin görüntü atmosferiyle anlatıyor. 16 yaşında evlendirilmiş Elmas (Ecem Uzunca), ortada dershane apartman dairesine sıkışıp kalmış bir çocuk kız. Balkona çıkıp dışarıyı seyretmek, sigara kullanımı dışarısında davranış Okumaya devam et

Kalabalık kadro’lu gerilim

Kalabalık kadro’lu gerilim

Yirmi üç çeşitli kişiliğe sahip Kevin, üç çocuk kızı kaçırır. Kızlar kurtulmaya çalışırken Kevin’in içerisinde de çeşitli bir uğraş yaşanır. M. Night Shyamalan’ın yazıp yönettiği “Parçalanmış”ın (Split) başrollerini James McAvoy ile Anna Taylor-Joy paylaşıyor.
Çoklu şahsiyet bozukluğu, bilhassa “Üç Ruhlu Kadın”dan (The Three Faces of Eve-1957) itibaren, sinemanın alaka duyduğu konulardan biridir. Rahatsızlığı, hikâyede bir dönüm noktası olarak kullanan “Dövüş Kulübü”(Fight Club-1999) ve “Kimlik” (Identity-2003) benzeri iki film hafızalarımızda halen tazeyken, Shyamalan sorunun sürpriz boyutunu bir tarafa bırakıyor. Yeniden de James McAvoy’un, Kevin’in birbirinden bir sürü çeşitli kişilikleriyle Okumaya devam et

OLAYLARI BİRE BİR YAŞIYORSUNUZ

OLAYLARI BİRE BİR YAŞIYORSUNUZ

Diab, Müslüman Kardeşler’in böbürlü tavırları ve sert teşkilat disiplinlerinin altını çizmek dışarısında film süresince tarafsızlığını savunuyor. Tarafların aynı ülkede beraber hayatını sürdürmek amaçlı bir yol bulmaları gerektiğinin vurguluyor. Ama “Çatışma”hayalci ve iyimser değil. Bir bul Mübarek’i beraber devirdikleri günleri anımsayan taraflar, kamyonda sulhu sağlasalar da dış dünyayı değiştiremiyorlar. Sokaklardaki karışıklık, onları da kuşatıyor. Diab, bilhassa finale gerçek Mısırın Başkenti’yi bir cehennem benzeri tasvir etmekte. Siyasi ideallerin silikleştiği ortamda yalnızca şiddetin dili hâkim oldu. Neticede, kamyonun içerisinde sulha yaklaşan Mısır halkı, sokaklardaki öfkenin ve nefretin hedefi oldu. Okumaya devam et

BABY KÖTÜLERE KARŞI

BABY KÖTÜLERE KARŞI

Öykü, sevdiklerini mağlubiyet korkusuyla son bir işe girmeye mecbur olan temiz kalpli çocuk Baby’nin (Ansel Elgort) kötülere karşın verdiği uğraş üst kısmına heyeti… Baby bir karakter olarak rastgele bir iç arbede ya da değişiklik yaşamıyor. Aşk hikâyesi dahil olmak üzere durum örgüsünün bir sürü düz geliştiği de inkâr edilemez. Doc (Kevin Spacey) ve Bats (Jamie Foxx) benzeri berbat adamlar, Baby’nin başını gittikçe daha bir sürü belaya sokuyor ve onu tam bir çıkmaza sürüklüyorlar. Baby’nin kötülüğe karşın tek yapabildiği ise araba sürmek ve her şeyi geride bırakıp kaçmak… Bir Bir Sürü Kez müzik dinlemesinin nedenini, kulaklarındaki çınlamayla ilişkilendiriyor şayet şarkılar onun amaçlı bir kaçış karayolu. Müzik yardımıyla berbat adamların bayağılığından arınmak, zorlukla katıldığı soygunları bir tür “video oyunu”na dönüştürmek aradığı kesinlikle. Okumaya devam et

ZORBALIĞA GENİŞ BİR AÇIDAN BAKIYOR

ZORBALIĞA GENİŞ BİR AÇIDAN BAKIYOR

Öte taraftan, zorbaların da korkularını saklayan şiddet kurbanı çocuklar meydana geldiği pas geçilmiyor. Kötülüğün asıl kaynağı olarak ise ırkçılığı, ayrımcılığı ve azınlıklara karşı kuvvetiyle AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’nin geçmiş günahları işaret ediliyor. Çocuklarına karşın duyarsız yetişkinleri ve acımasız babaları unutmayalım… Palyaçonun kasabanın bütün o kanlı geçmişinde kendine daima bir koltuk bulması ve yetişkinlerin film süresince çoğunlukla karanlık kadrajlar ve kasvetli dekorlara yerleştirilmesi tesadüf değil. Neticede film, zorbalığa ek olarak kapsamlı bir açıdan bakıyor; çocukların bilinçdışı korkularıyla AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI taşrasının karanlığını bir araya getiriyor. Okumaya devam et

KİMSE BİZİ ALDATMASIN

KİMSE BİZİ ALDATMASIN

Dikkat edilecek olursa, bu takımın istediğinde müthiş işler yaptığına şahit olduk. Doğrudur. Onay edilebilinir gerekçelerden ötürü ara ara berbat neticeler alınmıştır. Bu da futbol oyunun içerisinde meydana gelen bir gerçektir. Fakat, hiç kimse geçtiğimiz sektör bugünü oynanan Gençlerbirliği yenilgisi için bizi aptal mahaline koyamaz. Öncelikle, futbolcular ne sebeple isteksiz ve temposuz oynadıklarının özeleştirisini yapmalıdır. Ardından, İsmail Kartal yaptığı müdahale ve strateji dair koruma vermelidir. Okumaya devam et

SÜPER LİG’İN SÜPER TOPLARI

SÜPER LİG’İN SÜPER TOPLARI

Top deyip geçmek olmuyor. Liglerde oynanan topların FIFA standartlarında olması kesinlikle şart. Bir topun tespit edecek testlerden geçmesi ise zaruri. İşte kıstaslar:
Büyüklüğü, yuvarlığı, zıplaması, su emme oranı, kilosu, asgari basınç kaybı, şeklini kaybetmesi, dengesi.Günümüzde gelinen puan tam bir bilişim harikasıdır. Bu sezon liglerdeki toplara süper diyebiliriz. Nike’ın ürettiği ‘Ordem 3’ topları tasarımı ve renkleri ile ek olarak cazibeli duruma geldi. 465 gramlık topun en mühim özelliği ise falso aldıkça hızlanması. Üstelik aşağı yukarı 130 km hıza erişmesi. Üstünde yer alan 12 geometrik panel falsolarını da Okumaya devam et

SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR

SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR

Şimdi denilebilir ki, “Bu ilaçlar daha evvelki senelerde yasak alanında değildi. Yeniden özgür olsun.”İşte bu noktada bilim meydana çıkıyor ve yepyeni belirtiler keşfediliyor. Her geçtiğimiz gün gelişen bilimin öngördüğü üstelik tespit edildiği en mühim iş, yasaklı listesine giren ilaçların birey sıhhatini tehdit ettiğidir. En basiti, kullananlarda kalp krizi rizikosunun çok dik olması ya da daimi hastalıkların meydana çıkması benzeri… Tüm bu olumsuzluklar bilindiği takdirde, önce sporcuların sağlıklarını ve geleceklerini göz ardı etmelerinin temel sebebi fazladan ücret kazanma hırsıdır. Hayatın her sahasını tesiri altına alan paranın, pekçok değeri yok ettiği benzeri, sporu da kirletmesine nereye civarı göz yumacağız? Okumaya devam et

Almanya: Kocaman güç

Almanya: Kocaman güç

Turnuvaların popüler kulübü, son Hayat Şampiyonu Almanya dün akşam Ukrayna’yı huzurlu mağlup etti. Açılış mücadelelerine galibiyetle başlayan Almanya bu ananesi yeniden bozmadı. Son 10 senedir takımın en başında yer alan Löw, maç yoğunluğunu düşünerek takımını pek riske sokmadı. Karşılaşmanın 19. dakikasında Mustafi ile iştirak eden golden ardından oyunun denetimi tamamıyla Almanya’nın eline geçti. Süre süre tempoyu arttıran Alman Ulusal Kulübü’nda kaleci Neuer, Kroos ve Boateng dikkat çeken futbolculardı. Ukrayna önce yarısı ek olarak tertipli ve kontrollü oynadı. Hamle üstünlüğünü yakaladıklarında, çabuk adamlarıyla kontrataklarda riskli oldular. Fakat gol problemi yaşadıkları bir hakikat. Son vuruşu yapacak futbolcularının olmayışı Ukrayna amaçlı kocaman noksan. Okumaya devam et