Tatil değil sandık diyenlere tebrik

Tatil değil sandık diyenlere tebrik

29 Ekim Cumhuriyet Bayramıyla 1 Kasım seçimleri birleştirildi, tam 5 gün tatil oluşturuldu.Yarından bu yana pazartesiye civarı tatil imkanı var.
Bu irtibatla, halka aradığı yere gitme, “uzun seyahate çıkma” imkanı verildi.Verildi verilmesine şayet, o dala uzanan olmadı.Nedeni Ise, yurttaş tahmin edilenden “daha duyarlı”çıktı.Tatil uygulamak mahaline sandığa gitmeyi tercih etti.Sorumluluk hissi, “keyfilikten” zor bastı ve önceliği tercih aldı.
Belli ki, çoğunluk oyunu kullanmak amaçlı ikametgahının yer aldığı adreste kalmayı tercih etmiş görünüyor.Beş gündelik tatile çıkmak mahaline, “bir-iki gündelik geziler” tahmin ediliyor.
Ancak her halükarda, her biri sektör bugünü kesinlikle oyunu kullanmak niyetinde.Ki, bu tablo demokrasi yerine tabiki bir sürü umutlandırıcı ve sevinçli edici..
Demek ki vatandaşlarımız “oylarının ve sandığın önemini”iyice anlamış, “seçme hakkının değerini” tam anlamıyla kavramış vaziyetteler. Okumaya devam et

O, kocaman denizde yüzmeyi seviyor

O, kocaman denizde yüzmeyi seviyor

Zira, rahmetli babası Mustafa Gökdemir kendisine öyle nasihat verdi:
Bak erkek çocuk, yaşamda ne yaparsan yap şayet en iyi olanını yap..Küçük iş ile kocaman iş aralarında çaba farkı yokttümör, unutma..Yüzeceksen kesinlikle kocaman denizde yüz..Gümüşhane Kelkit’ten 1950’li senelerde İzmir’e göç eden Mustafa Gökdemir, temellerini attığı Gökdemir İnşaat ile 5 binin üstünde konut yaptı.1990’ların en başında da şirketi Almanya’da öğrenim meydan erkek çocuğu Selim Gökdemir’e devretti.İyi ki de devretmiş.Çünkü Selim, babadan aldığı bayrağı o kadar yükseklere, o kadar göklere taşıdı ki, şirketini Ülkemiz’nin en mühim markaları arasına soktu.Peki, bu başarıyı sadece baba öğüdüne dayanarak mı yakaladı?Tabii ki değil.
Nasihat, basit felsefeydi, fakat üst kısmına birçok birşey ek olarak yaptı. Okumaya devam et

Tatil değil sandık diyenlere tebrik

Tatil değil sandık diyenlere tebrik

29 Ekim Cumhuriyet Bayramıyla 1 Kasım seçimleri birleştirildi, tam 5 gün tatil oluşturuldu.Yarından bu yana pazartesiye civarı tatil imkanı var.
Bu irtibatla, halka aradığı yere gitme, “uzun seyahate çıkma” imkanı verildi.Verildi verilmesine şayet, o dala uzanan olmadı.Nedeni Ise, yurttaş tahmin edilenden “daha duyarlı”çıktı.Tatil uygulamak mahaline sandığa gitmeyi tercih etti.Sorumluluk hissi, “keyfilikten” zor bastı ve önceliği tercih aldı.
Belli ki, çoğunluk oyunu kullanmak amaçlı ikametgahının yer aldığı adreste kalmayı tercih etmiş görünüyor.Beş gündelik tatile çıkmak mahaline, “bir-iki gündelik geziler” tahmin ediliyor.
Ancak her halükarda, her biri sektör bugünü kesinlikle oyunu kullanmak niyetinde.Ki, bu tablo demokrasi yerine tabiki bir sürü umutlandırıcı ve sevinçli edici..
Demek ki vatandaşlarımız “oylarının ve sandığın önemini”iyice anlamış, “seçme hakkının değerini” tam anlamıyla kavramış vaziyetteler.
Ayrıca biliyorsunuz..Son 7 Haziran evrensel seçiminde katılım oranı rekor kırmış ve yüzde 87’ye ulaşmıştı.
1 Kasım amaçlı benzer oranın yakalanamayacağı görüşünde olanlar var.Ancak ben aksini tahmin ediyorum. Okumaya devam et

Okuduğunu anlayan ve sorgulayan ev ne türlü yetişir

Okuduğunu anlayan ve sorgulayan ev ne türlü yetişir

Sanayici ne türlü bir ev yetişsin talep ediyor, biliyor musunuz?Okuduğunu anlayan ve sorgulayan bir ev..
Peki, ne sebeple bu şekilde bir ev yetişmesini bekliyor?Nedeni Ise..
Sanayideki gelişmelerin gerisinde kalmak istemiyor.O gelişmelerin gerçek takip edilmesini arzuluyor.
Doğru takip yardımıyla ortada ciro tuzağı riskinden çıkabilmeyi amaçlıyor.
O sebeple başlama noktasının öğrenim olması gerektiğini savunuyor.
Haksız sayılmazlar.Ülkemiz’nin uzun vadedeki geleceği şüphesiz öğrenim sistemine ilişkili.
Bağlı meydana gelmesine ilişkili da, sistemin ne türlü oluşturulacağı tabiki bir sürü mühim. Okumaya devam et

Sen neymişsin ya ucu keskin biber

Sen neymişsin ya ucu keskin biber

Eğer enflasyonu artırmasaydı, dikkatleri bu denli çekemeyecekti.
O yüzden, hepimizin öncesinde ucu keskin bibere, bununla birlikte ardından bir de karpuza teşekkür etmesi lazım.
Biliyorsunuz..
Son dönemlerde enflasyonda artış görününce, devlet yetkilileri şipşak araştırmaya koyuldular.
“Bu rakamları kim yükseltiyor böyle”diyerek, her şeyi incelemeye başladılar.
Araştırma neticesinde baktılar ki, “gıda ücretlerindeki anlık dalgalanmalar” evrensel bağlamda enflasyonun artmasına ne sebeple oluyor.
Hatta başrolü oynuyorlar.
Mesela ucu keskin biber..
Durup durduk yerde maliyeti fırlayıveriyor.
Mesela karpuz..
O da kafasına göre yaftanını yükseltiyor. Okumaya devam et

İzmir Limanı yenilenmeli mi

İzmir Limanı yenilenmeli mi

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım sektör günkü İzmir mitinginde, şehre karşı hizmetlerini ve bundan ardından inşa etmek talep ettiklerini tek tek anlattılar.
Göreve geldikleri 2002’den itibaren İzmir’e gerekli olan takviyesi verdiklerini söylediler.
Bütün bu ifadeler aralarında, Cumhurbaşkanımız mühim bir konuya ek olarak değindi.
İzmir Alsancak Limanı’ndan bahsetti.
Limanı 1 milyar 300 milyon liralık bir yatırımla yenileyeceklerini bildirdi.
Yenileme çalışmalarını 2019’da tamamlayacaklarını açıkladı.
Bana göre, hepsinin arasında en uyarı cazip ve umut veren izah buydu.
Çünkü..
İzmir Alsancak Limanı’nın yenilenmeye, revize edilmeye fazlasıyla gereksinimi bulunuyor.
Hatta, bu meselede bir sürü geriye kalmış durumdayız. Okumaya devam et

ÖFKELİ ÇOCUK ADAM

ÖFKELİ ÇOCUK ADAM

40 seneye yakın zamanda 100’ü aşkın film çeviren Amitabh Bachchan, Kalküta’lı bir şairin erkek çocuğu. Aktör olmak üzere o vakitki isimiyle Bombay’a gidiyor. Aktör olamazsam sarı taksi sürücüsü olurum diye düşünüyor. Yakışıklılığı ve derin bariton sesi yardımıyla öncesinde kocaman bir TV yıldızı oluyor. Reklamlarda oynuyor, müsabaka sunuyor. Film yıldızı Jaya Bhaduri ile evleniyor.
Sinemadaki önce çıkışını “Zincir” filmiyle inşa ediyor. Kızgın çocuk erkek tipiyle ikonlaşıyor, tüm erkekler onun saç stilini taklit ediyor.
Eski Başbakan Rajiv Gandi’nin de dostu. 1985’te, Gandi’nin öncüsü meydana geldiği Kurultay Partisi’nden milletvekili seçiliyor. Bir birlik mali usulsüzlüklere karıştığı iddiasıyla, dönemini tamamlamadan meclisi bırakıyor. Ardından aklanıyor. Yapım şirketi kuruyor, birden çok başarısız film sebebinden batar benzeri olup, ardından harika star olarak dönüş yapmayı Okumaya devam et

HEDEF: EN KOCAMAN TAKIM

HEDEF: EN KOCAMAN TAKIM

Tabii Türkiye’den beterleri de var. Afrika’da 33 milyon genç okulsuz. İşte bu sebeple BIRLEŞMIŞ MILLETLER, Save The Children (Gençları Kurtarın) teşkilatı ve FIFA güçlerini birleştirdi, tüm zamanların en kocaman kampanyasını başlattı. Amaç 2015 seneye civarı öğrenim şemsiyesi altına girmemiş genç kalmaması. Zira fakirlikle maçta, kalkınma ve demokrasi yolunda atılması gerekli olan önce hamle bu.
Güney Afrika’daki 2010 Hayat Kupası’na civarı sürecek kampanyanın parayla pulla ilgisi yok. 1Goal.org adresinden iki satır ad yazarak teşrif etmek yeteri kadar. Amaç futbol aşkına milyonlarca insanı bir emel çevresinde birleştirip, hükümetlere karşın devasa bir stress grubu oluşturmak. İnsanların global tutkalı futbolu bir eylem birliğine dönüştürüp dünyanın en kocaman Okumaya devam et

O PROBLEMİ ÇÖZMEK İÇİN 1 MİLYON DOLAR VERİRİM

O PROBLEMİ ÇÖZMEK İÇİN 1 MİLYON DOLAR VERİRİM

Ali Nesin ne civarı dışa dönük ve mücadeleciyse, Rus matematikçi Grigori Perelman da bir o civarı içe kapalı, münzevi. İnsan içerisine hiç çıkmıyor. St. Petersburg’da annesiyle içinde bulunduğu söyleniyor. Hijyen düşmanı olduğuna, saçını, tırnaklarını hiç kesmediğine konusunda rivayet şuanki. Fransız matematikçi Henri Poincare’nin 1904 senesinde meydana sürdüğü varsayımı çözdüğü günden beri, tüm matematik âlemi Perelman’ın gün ışığına çıkmasını bekliyor. Israrla çıkmıyor. Telefonda dahi konuşmuyor. AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’deki Clay Matematik Enstitüsü, Poincare Varsayımı’nı çözdüğü amaçlı Perelman’a 1 milyon dolar sunmak talep ediyor. Almıyor. Geçtiğimiz hafta Paris’te bu hedefle bir tören tertip ediyor. Oraya da gitmiyor. Nihayetinde, pleksiglastan inşa edilmiş muvaffakiyet kupası, Poincare’nin torunu François’e veriliyor.
Törende yer meydan İngiliz matematikçi Marcus du Sautoy, “Ben o sorunu çözmek amaçlı 1 milyon verirdim” diyor.
Belli ki, Perelman hafif kaçık. Peki insanın matematikçi olması amaçlı ille kaçıklık etmesi mi gerekir? Bir Takım filmlere bakarsanız öyle. Çatlak bilimci deyince aklıma anında Peter Sellers’in harika Dr. Strangelove’ı geliyor. Matematikçi Okumaya devam et

Sokaklar erkeklerin bayanlar ise misafir

Sokaklar erkeklerin bayanlar ise misafir

CHP son kadın meselenine el attı. Şu An Amaçlı, “CHP’nin kadınları el attı” diyelim. İstihdamdan, toplumsal haklara, aile içi şiddete hepsine dokundular. En bir sürü da Binnaz Toprak’ın taşradan alıntıyla verdiği misal dokundu: Erkekler sokakların sahibi, bayanlar ise misafir
Gülsün Bilgehan, Binnaz Toprak, Gökyüzü Kendirci ve Gülseren Onanç’ı, CHP’nin kadınlarını dinlerken Fatma Kotan geldi aklıma. Üçüncü çocuğunu doğururken kaybettiği annesine ağlayan Kotan.
İlle de erkek doğurmak amaçlı doğururken kaybetmiş annesini. Parlamento Kadın Erkek Vesile Eşitliği Komisyonu azasi Kotan AK Partili. Geçtiğimiz zaman Urfa’da, oğul, berdel, çocuk gelinler yarasına parmak basarken annesini de açıkladı, gözyaşı döktü.
Başbakan’ın aradığı üçüncü çocuk yakmış canını. Görüyor musunuz, bu sorun fena takdirde partiler üstü bir kadın sorunu. Okumaya devam et